Neden Yanıyoruz?

Sizi çok sevindiren ya da çok üzen bir haber okuduğunuzda, 2. ya da 3. bir kaynaktan doğruluyor musunuz? İnsanların büyük çoğunluğu duygusaldır. Bunu yalnızca bir millete mal etmek doğru değil bence. Yoğun duygu durumlarında, hemen bir şey yapma (genelde bir tepki gösterme) eğilimindeyiz. Bu tepkiler genelde rasyonel seçimler olmaz. O yüzden sürekli üzerinde durmaya çalıştığım farkındalık bu gibi durumlarda en önemli meziyet haline geliyor.

Yangın Resmi

Kaynak: Flickr

Ben ve çevremdeki bir çok insan da, Türkiye'deki yangın haberlerini duyduğunda yoğun bir üzüntü ve bir miktar da öfke hissettik. Aslına bakarsanız bu çok doğal bir durum. Değer verdiğiniz bir şeyin zarar görmesi gerçekten hem üzücü hem de öfkelendirici. Buradaki önemli iki nokta var. 1 duygunuzun farkında mısınız? 2 bu duyguyla ne yapacaksınız?

Eğer bir haber okuduğumuzda; aşırı sinirleniyor, üzülüyor ya da mutlu oluyorsak, orada bir durmak gerek. Burada aşırının altını çizmek istiyorum. Öncelikle okuduğumuz şeyin doğruluğunu teyit etmeye çalışın. Mümkünse, 2'den fazla kaynaktan. Eğer okuduğunuz şeyin yalan/yanlış olduğunu öğrendiyseniz, öncelikle haberi yayınlayan kişiye durumu bildirin. Yayınlayan kişi de yaptığı hatanın farkında olmayabilir. Ardından bilginin güncel halini doğru kaynaklarla paylaşabilirsiniz.

Tepki Ne Olmalı?

Aslında okuduğunuz şeyin doğruluğunu teyit ettikten ve bu konudaki duygunuzu farkında olarak yaşadıktan sonra vereceğiniz tepki size kalmış. Burada sadece tepkiye de bir farkındalık eklemek bence yeterli. Tepkiye farkındalık eklemek ne demek? Örnekle gidelim. Ülkemde bir yangın var. (Olay doğru ve gerçek, bir kaç kaynaktan teyit ettim.) Yangının sebepleri arasında doğal sebeplerle birlikte insan hatası da var. (Yine bir kaç kaynaktan doğruladım.) İnsan hataları yüzünden ülkemin yanmasına kızdım/üzüldüm. (Doğal sebeplere hazırlıklı olmak dışında bir şey yapılamaz. İnsan hataları için, uygun bir dille, doğru mecraları eleştirmeli ve sorumluluklarını yerine getirmeleri için onlara destek olmalıyım.) Bu noktada sosyal mecralardan bir paylaşım yapabilir, ağaçlandırma için bağış yapabilir, imkanlarım elveriyorsa bölgeye giderek elimden geleni yapabilirim. Tepkiye farkındalık tam olarak bu noktada devreye giriyor. (X ya da Y kişileri bir paylaşım yaptı diye değil, kendim olayla ilgili araştırmamı yaptım, duygumun farkına vardım ve bu konuda bilinçli bir tepki göstermek istediğim için paylaşım yapıyorum. Ya da ağaçlandırmaya bağış yapıyorum.) Eğer parantez içlerini iç sesiniz ile kendinize söyleyebiliyorsanız bence yeterli farkındalık seviyesine vardınız demektir. Duygusal zekânızı geliştirmeye başladınız.

Duygusal zekâ son 10 yılın en popüler konularından birisi. Vikipedi'deki tanımı: "Duygusal zekâ veya yaygın İngilizce ifade edilişiyle EQ (Emotional Quotient), bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır." Aslında duygusal zekâ başlı başına bir konu. Daha sonra üzerinde detaylı bir yazı da yazarım. Şimdilik konuyla çok ilişkili olduğu için kavramı ve tanımını da sizlerle paylaşmak istedim.

Son Sözler

Aslında bugün sizlere K-PAX filmi ile ilgili bir yazı yazmayı hedefliyordum. Ancak son günlerde yaşanan yangın olayları herkesi olduğu gibi beni de üzdü. Bu sebeple, konumu yangın farkındalığına çevirmek istedim. K-PAX konusu hala aklımda. Uygun bir zamanda bu konuda da yazacağım.

Her zaman olduğu gibi. Farkına var, dengeyi bul ve değer üret...