Dünyayı Isıtan Parmaklar

Anlık mesajlaşma programlarını kullanıyor musunuz diye sormayacağım. Kullanmayanların sayısı o kadar azaldı ki. Bugün ebeveynlerden tutun da bebek denilecek yaştaki çocuklar bile akıllı telefon ve tablet kullanmakta. Bu konuda harcanan saat o kadar fazla ki. Teknolojinin ve sosyal medyanın hayatımızı kolaylaştırdığını inkar edemem. Ancak bugün, sizlere sunmak istediğim farkındalık çok başka. Farkında olmadan yaptığımız alışkanlıkların karbon ayak izine nasıl etki edebildiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

İçeriğe geçmeden önce küçük bir sosyal deney yapmak istiyorum. En son kimin ile mesajlaştıysanız, hiç önemli değil, sohbetinize giderek yazdığınız yazıları kelime kelime mi yazdınız, yoksa cümle ve paragraflar halinde mi düşüncelerinizi iletmişsiniz bir kontrol edin. Lütfen cevaplarınızı yorum bölümünde benimle paylaşın

 

Siz de kelimelerinizi tek tek gönderenlerden misiniz? Yoksa benim gibi cümle ve paragraflar ile yazanlardan mı? -Bu arada yeni bir tür çıktı. Ses kaydı gönderme, ancak bu konuya girmeyeceğim.- Dünyayı ısıtmak ile ne alakası var diye düşünebilirsiniz. Düşündüğünüzden daha fazla… İnanın bana!

 

İlk tanıştığımızda kendisini “Gen Z” yani “Z Kuşağı” olarak tanıtan bir ekip arkadaşım ile sohbet ediyorduk. İlginç konulara sürekli değindiğim için, gereksiz işler müdürü ilan etmiş beni ve bir soru sordu. “Sosyal medya mecralarında yapılan her beğeni bir karbon ayak izine sebep oluyor mu?” Ya da buna benzer bir şeydi. Neyse… Sonuç olarak ben de bunun mümkün olduğunu ve arama motorlarında yapılan her işlemin ciddi karbon ayak izleri olduğundan bahsettim. Aslına bakarsanız, detaylarına hakim değildim konunun, sadece sürece hakim olduğum için nasıl etkileyebileceği konusunda bildiklerimi paylaştım. Buradan konu anlık mesajlaşma uygulamalarına geldi. Attığımız her mesajın da aynı şekilde etkisinin olduğunu paylaştım.

 

Peki nasıl? Aslına bakarsanız süreç çok basit. Siz bir işlem yapıyorsunuz. (Bir arama, beğenme ya da bir anlık mesaj) Elinizdeki cihaz bu işlemi bir veri setine çeviriyor. Bunu internet aracılığı ile sunucuya ulaştırıyor. Sunucu işlemi işledikten sonra bir kayıt alıyor ve geri bildirim ile elinizdeki cihaza başka bir veri seti iletiyor. Bu süreçte kullanılan tüm cihazlar (elinizdeki cihaz ve sunucular) bir enerji tüketiyor. Bu enerji çok düşük bir enerji. (Net bir veriye ulaşamadığım için rakamsal bir veri paylaşamıyorum.) Ancak günlük sadece Whatsapp üzerinden atılan anlık mesaj miktarı 2020 verilerine göre 100 milyarın (100.000.000.000+) üzerinde. Sıfırları yan yana koyunca, gerçekten rakamın oldukça fazla olduğunu fark edebiliyorsunuz. 2019 verilerine göre de dünyada üretilen enerjinin sadece %10 civarı yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. Bu konuda güzel adımlar atılsa da, ne yazık ki son yıllarda önemli bir değişim yaşanmadı. Tüm bu enerji tüketimine ilave olarak, kullandığımız tüm cihazlar (özellikle sunucular) ciddi miktarda bir ısı meydana getiriyor. Bunların soğurulması ve soğutulması için harcanan enerji ve dünyaya salınan ısı da cabası.

Kaynaklarına Göre Dünya Enerji Üretimi

Gördüğünüz gibi dünyayı ısıtan parmaklarımız var. Peki biz ne yapabiliriz? En basitinden anlık mesajlarınızı tek tek kelimeler halinde göndermek yerine, cümle ve paragraflar şeklinde göndermek bile önemli bir katkı sağlayabilir. Aynı 2020 verilerine göre Whatsapp'ın 2 milyar kullanıcısı var. Bunların sadece %10'u bile bu farkındalığa varsa ve günlük mesaj miktarlarını 5 adet azaltsa, günlük mesaj miktarı 1 milyar (1.000.000.000) azalıyor. Aynı zamanda birşeyleri merak ettiğimizde hemen teknolojik aletlere sarılmak yerine, ansiklopedileri ve kütüphaneleri ziyaret edebilirsiniz. Tabii ki bu zamanı olan kişiler için geçerli.

 

Sonuç olarak; yaptığımız çok basit alışkanlıkların bile arkasında devasa sistemlerin ve bu sistemlerin etkileri olduğunu görmek gerçekten etkileyici. Ben teknolojiyi gerçekten seven ve olabildiğince verimli şekilde kullanmaya çalışan birisiyim. Fakat yaptığım işlerin arka perdesini de merak ediyorum. Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir röportajda gelecek nesillerde aranacak önemli bir yetkinliğin “merak” olduğunu dinledim. Bu gerçekten çok önemli. Sizler de rutin yaptığınız eylemlerin geri planını düşünüp, acaba bir iyileştirme yapabilir miyim diye sorgulayabilirsiniz.

 

Ve her zaman olduğu gibi;

Farkına var, dengeyi bul ve değer üret.

 

 

Kaynaklar:

  1. https://backlinko.com/whatsapp-users
  2. https://ourworldindata.org/global-energy-200-years

#anlık mesajlaşma
# karbon ayak izi
# teknoloji
# merak

Yorumlar