Yapay Zeka & Distopyalar

2018-08-29'de Mahir Yıldızhan paylaştı.

İnsanlık akıl almaz bir ivme ile gelişiyor. Bu gelişimin bir parçası, şifre kırmaya çalışan Turing Makinesi, çok ilerledi. Artık bilgisayar adını verdiğimiz donanımların içerisinde bulunan yazılımlar ürkütücü distopyalar için merkez rolünde. Distopya ve Ütopya, birbirinin zıttı terimler. Her şeyin çok güzel olacağını düşündüğümüz geleceklere Ütopya, kötü olacağını düşündüklerimize ise Distopya deniyor.

Turing Makinesi

Yapay Zeka Nedir?

Yapay zekayı tarif edebilmek için önce sıfır ve birleri, ardından yazılımı, algoritmayı ve en sonunda yapay zekayı açıklamaya çalışacağım. Yazılımın, birler ve sıfırlardan oluştuğunu bir çok yerde duymuşsunuzdur. Bunların mantığı aslında çok basit. Açık ve kapalı anahtarları ifade ediyor.

Yapay Zeka Algoritması

Yukarıdaki şekilde üstte gördüğünüz diyagramda bir ve sıfırların olduğu kutuları birer anahtar kabul edin. Anahtarların 1 ise yanık 0 ise sönük bir lamba olacağını düşünün. Bir altta ise ekranda göreceğiniz çıktı var. İşte siz bilgisayara 10110110 gibi bir sayı dizisi verirseniz oda size ikinci görsel gibi bir ekran çıktısı verecektir. Bunlar tabi ki örnek sayılar ve şekiller. Yazılım, bu 1-0 ilişkisinin çok daha karmaşık ve kalabalık halidir. Algoritma ise bu yazılım ile yapılacak düzenli işleri tarifler. Bir nevi talimatlar bütünüdür. Yine üstteki ilk diyagramda oklara algoritma diyebiliriz. İlk kutulardan gelen ifadelerin bir sonraki sıraya hangi kurallar ile taşınacağını anlatıyor. Eğer 1 olan bir anahtar varsa o anahtardan çıkan okların işaret ettiği diğer anahtarlara da aynı değer ulaşır. Şimdi yapay zeka kavramı ise insanın öz zekası ile yaptıklarının bu algoritmalar ile modellenerek bilgisayarlara yaptırılma çabasıdır. Yani yapay zeka algoritmaların oluşturduğu bir bütündür. Kısaca yapay zeka algoritmadır.

Korkunun Sebebi

Son yıllara kadar yapılan tüm yapay zeka çalışmaları tamamen insanların ürettiği algoritmaların bir bütünü ve işleyişi ile çalıştı. Yani siz ona ne derseniz o sadece onu yapıyordu. Bu yüzden bu noktaya kadar distopyalar yazmak aslında sadece kurgu idi. Lakin, artık bilgisayarlara öyle algoritmalar verildi ki, bilgisayarlar kendileri algoritmalar üretmeye ve insanların verdiği talimatların dışında kendi talimatlarını oluşturmaya başladılar. Hatta insanların yazdığı ilk kuralları da değiştirmeye başladılar. Buna optimizasyon deniyor. Bilgisayar daha verimli çalışabilmek için kuralları değiştiriyor. Kendi kendine kural koyan ve bunları uygulayan makineler... İşte tam olarak kurgunun gerçek olabileceği ve son döneme damgasını vuran, bilim dünyasının ve bu konuya kafa patlatmış kişilerin korkusu bu.

Benim Görüşüm

Ben, gündemdeki gelişmeleri ve atılan teknolojik adımlara baktığımda yapay zekanın korkulacak bir şey haline gelişi için 2025'lere ulaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Dünyada muhteşem gelişmeler yapılırken bu gelişmelerin entegrasyonu 5-6 yılı geçecektir. Yapay zekanın yaygınlaşmış bir şekilde korkulacak noktaya ulaşması ise 2040 yılı tehlikeli bir yıl. Bu konuya ciddi kafa patlatmış Stephen Hawking ve Elon Musk gibi kişilerin görüşlerini okumanızı tavsiye ederim. Bu noktada atılması gereken en önemli adım. Bu kurallar bütünü değişikliklerine, bir kontrol mekanizması getirilmesi. Yapay zekalara bir değişiklik veya optimizasyon getirmek istediklerinde bir kontrolden geçmeli ve güncellemeler, eklemeler bu şekilde yapılmalı. Bazı kişiler bu kurallar atlatılabilir diye düşünebilir. Evet... Bununla birlikte, bundan 10 yıl önce bankacılık sistemleri de bugünkü kadar güvenli değildi. Artık göz taramasından, sesli komutlara ve parmak izine, çok basit ve güvenli hale geldiler. Elbette hala açıkları vardır. Ancak yapay zeka söz konusu olduğunda ne kadar önce bu kontrol mekanizmasını başlatırsak, o kadar hızlı güvenli hale getirebiliriz.

Ütopya

Korkular var ve gerçekler. Bununla birlikte güzel şeyler de oluyor. Bir çok ölümcül hastalık için tedaviden, erken teşhise, yapay zeka sayesinde ciddi kilometre taşları atlandı. Gün geçtikçe güzel gelişmelerin sayısı da artıyor. Kanser tedavisinden, 3 boyutlu yazıcı ile organ basılmasına, kök hücre ile tedavilerden, CRISPR enzimi ile genetik mutasyon tamirlerine sayılabilecek harika gelişmeler var. İnsanoğlu, yapay zeka ile ölümsüzlüğe ulaşır mı? Bilmiyorum, ancak tekillik adı verilen siber makineler ile birleşme yolunda da ciddi gelişmeler var. Bunu ütopya içerisine dahil etmek doğru mu bilmiyorum. İşin etik tarafı da var. Bir bilgisayara bağlı bir sanal dünyada varlığını sürdürmek her birey için uygun bir yaşam olmayabilir. Bense birlikte yaşanabilir diyorum. Anlık olarak görsel iletişim kurabildiğim bir çip ile düşünme gücümü, hafızamı ve verimliliğimi daha ileri taşımaya hayır demezdim. Tabi bunlar yine benim bireysel görüşlerim. Beyninde ya da herhangi bir parçasına yerleştirilmiş bir çipi de etik bulmayan kişiler olabilir. Bu görüşlere de saygı duyuyorum.

İşte, yapay zeka ve ondan mütevellit distopyalar, ütopyalar bu şekilde. Eğer faydalı bulduysanız, paylaşarak çevrenizdekilerinde bilinçlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Beni aşağıdaki sosyal medya hesaplarımdan ve internet adresimden takip edebilirsiniz.