Biyo-Hacking

2019-01-30'de Mahir Yıldızhan paylaştı.

Belli bir yaşa gelmiş insanlar kemik yapılarındaki deformasyondan ya da kırıklardan dolayı platin taktırırlar. Yakınınızda, bu gibi kişiler muhakkak vardır. Ya da implant yöntemi ile diş taktıranlar. Akıllı lens adı altında göz merceğini değiştirenler. İşte bunların tümüne biyo-hacking deniyor. Bununla birlikte aldığınız vitamin hapları. Antibiyotikler. Bedeninizin iyileşmesi, gelişmesi için yaptığınız her şeyde biyo-hacking. Türkçe karşılığı olmadığı için bu şekilde kullanmaya devam edeceğim. Doctor Who dizisini izleyen varsa, Cyborg’ları bilir. Aslında oldukça kullanımı yaygın bir terim. Biyo-Hacking ile ulaşılmak istenen bir tür RoboCop ya da Cyborg olmak diyebiliriz.

Bedenlerinin ya da zihinlerinin daha iyi çalışması için vücutlarına çip ve implat gibi donanımlar taktırmaya biyo-hacking, bunu yaptıran kişilere ise biyo-hacker deniyor.

Cyborgs

Neden Biyo-Hacking

İnsanlar düşünme yetilerini aktif kullanmaya başladığından beri daha üretken ve verimli olmak için aletler geliştirdi. Bedenimizin uzuvları gibi kullanabileceğimiz; önce balta ve mızraklar, sonra silahlar ve elektrikli testereler, son olarakta robotlar ve makineler yaparak ürettiklerini daha az enerji ve daha verimli çıktılar için kullandılar. Otomasyon bu süreci insan bedeninin dışına itti. Ancak boş duramayan insan bedeni ile yaptığı işleride daha iyi hale getirmek için bedeni ile oynamaya başladı. Aslında bu durum ilk başta dedelerimizden verdiğim örnekte olduğu gibi bir zorunluluklar sonrası ortaya çıktı. Ancak günümüzde insanlar teknoloji ile bu zorunluluk dışında keyfi biyo-hacking uygulamaları gerçekleştiriyor. Çip teknolojisinin gelişmesi buna öncülük ediyor. Bu iş kişisel bir durum olabileceği gibi toplumsal da olabilir. Amerika’da bazı şirketlerin çalışanlarının ellerine takacakları minik çipler sayesinde manyetik kilitli kapıları açmada, bilgisayarlarına erişmede, kahve makinelerinde ödeme yapmalarına imkan sunuyor. Etik konusunu bir yana bırakırsak şirket bunu zorunluluk olarak değil bir imkan olarak sunmuş. Çalışanların önemli bir kısmı da bu uygulamayı kabul etmişler.

Biyo-Hacking

Örnek Biyo-Hacker’lar

Bu konuda ilk örnekleri dedelerimiz olarak vermiştim zaten. Ancak diş yaptıran, diz kapağını platin ile değiştirenlerden çok daha fazlası var. James Bond filmelerinde görmeye alışık olduğumuz diş içi mikrofonlarda bir biyo-hacking. Bugün eline RFID (Radio Frequency Identification), yani radyo frekansları ile tanımlama teknolojisi ile donatılmış çipler taktıran kişiler sürekli artıyor. Bu çipler aracınızı çalıştırmaktan kullanıcı girişi yapan her yerde tanımlanıp kullanılabilir. Londra’da Liviu Babitz göğsünde kuzeye döndüğünde titreşim ile bildiren bir çip taşıyor. Amerika Utah’ta yaşayan Rich Lee elinde NFC (Near Field Comunication) yani yakın alan iletişim çipi, kolunda bioterm yani vücut ısısını takip eden bir çip ve kulaklarında kablosuz kulaklık görevi gören çipler taşıyor. Berlin’de yaşayan Corina Ingram-Hoehr aldığı MCT yağları, kullandığı titreşim cihazı ve infiraret ışık ile vücudunu hackliyor. Bu sayede Berlin’in soğunda bile etek ile gezebiliyor. Yine Berlin’de yaşayan Dirk Tornow kullandığı tüm vitaminler ile en az 150 yıl yaşayacağını düşünüyor. Şeker problemi olmasa bile her gün kan şekerini ölçüyor.

Neler Yapılabilir?

Aslında yapılabilecekler sizin hayal gücünüz ile sınırlı. Nesnelerin interneti yazımda bahsettiğim bir örnek vardı. Bir dağ tırmanıcısı olduğunu varsayalım. Tırmanışta bir şeyler ters gitti. Bedeniniz bir sorun olduğu sinyallerini teknolojiniz ile paylaştığı anda size bir helikopter tesis edebilir. Yada gece uyuduğunuzu düşünün eviniz vücut sıcaklığınızın ve kalp ritminizin düştüğünden bunu algılayabilecek. Siz uyuduktan sonra ışıkları kapatıp, evi kitleyebilir. Olmadığınız odaların ısısınız düşürüp tasarruf sağlayabilir. Uyandığınız anda kahvenizi pişirmeye başlayabilir. Duşunuzu hazırlayabilir.

Etik Mi?

Etik tartışması her yeni teknolojide olduğu gibi açık bir konu. Bu konuda yeterli içerik ve bilimsel bir kataorizasyon olmadığı için yeterli hükümet politikaları ve kanunlar da yok. Bu sebeple kullanılmaya çok açık. Bu konuda bedenini modifiye etmeye çalışan kişiler tüm sorumluluğu aldıklarını söylüyorlar. Bu konuda çalışma yapan firmalar sorumlu olmadıklarını belirtiyorlar.

Yazımın başında verdiğim Cyborg ırkı bedenlerini modif ettiklerinde duygu ve insanlıklarından da arınıyorlardı. Bu işin ucuda o noktaya gelirse gerçekten ürkütücü olur. Ancak her zaman söylediğim gibi iyi bir gelecek hayal ediyorum. Teknolojiden kaçmak çözüm üretmiyor. Bir an önce nasıl ve ne amaçlar ile kullanılabileceği belirlenmeli ve toplumun genelini mutlu edecek etik sınırları çizilmeli. Bu noktada hükümetlere ciddi bir iş düşüyor. Bizlere düşen görev ise bu tarz konuların farkında olup, insanlarında farkındalığını arttırmak. Umarım yazımı beğenmişsinizdir. Sizde çevrenizdekilerin farkındalığını arttırmak için bu yazıyı paylaşın lütfen.

Kaynaklar;
BBC News https://www.youtube.com/watch?v=NWvUs8el8-A