Van Gogh Sergisi Londra

31 Ekim 2021 pazar günü, bir arkadaşımın hatırlatması ile, Vincent Van Gogh'un Londra'daki sergisine gittim. Vincent Van Gogh'un ilginç bir karakteri olan, yetenekli bir ressam olduğunu biliyordum. Özellikle izlediğim Doctor Who bölümlerinde bir kaç kez gördüğüm bir karakterdi. Ve en popüler eserlerinden Ayçiçeği tablosunun 1000 parçalı yapbozunu tamamladım. Van Gogh hakkında bildiklerim bundan ibaretti. Şimdi sizlere yeni öğrendiklerimi paylaşayım.

Sergi Nerede ve Ne Kadar?

Öğrendiklerime geçmeden önce sizlere sergi hakkında bir kaç bilgi paylaşmak istiyorum. Sergi, Londra'da Liverpool Caddesi İstasyonu'na yürüme 8 dakika mesafede. Ben biletimi kendi sitesinin yönlendirdiği “fever” adında bir bilet sitesinden aldım. Bilet fiyatları, gün ve zamana göre değişiklik gösterse de, 20 ile 50 sterlin arasında değişiyor. Bununla birlikte, önümüzdeki 2-3 haftanın dolu olduğunu göz önünde bulundurarak biletlerinizi erken almanızı tavsiye ederim. Aralarda iptaller oluyor sanırım, tek tük boşluklar çıkabiliyor. Eğer düşünüyorsanız, ara ara kontrol etmekte fayda var. Ben 1 hafta önceden, haftasonu kişi başı 30 sterline bilet buldum. VIP seçenekleri de vardı. Ancak faydaları beni cezbetmedi, siz değerlendirebilirsiniz.

Vincent Van Gogh

Vincent Van Gogh

Tam adıyla, Vincent Willem Van Gogh, 30 Mart 1853 yılında Hollanda'nın Zundert kentinde dünyaya geldi. Uzun yıllar, psikolojik rahatsızlıklarla ve fakirlikle boğuştuktan sonra, 27 Temmuz 1890 yılında kendine sıktığı bir kurşun ile yaralanır ve 2 gün sonra 29 Temmuz'da hayatını kaybeder. Kitabi bilgilerle sizleri yormak istemiyorum. Ancak okumak isterseniz Van Gogh'un Vikipedia sayfası epeyce uzun bilgiler içeriyor. Göz gezdirebilirsiniz.

Vincent Van Gogh

Van Gogh'u anlamak için, şu sözü bence yeterli.

I put my heart and my soul into my work, and have lost my mind in the process.

Ben işime ruhumu ve kalbimi verdim, bu süreçte de aklımı kaybettim.

(Vincent Van Gogh)

Her eserinde bir kare ve bu kareye sığmayacak kadar yoğun duygular var. Resmettiği sadece bir ev odası değil, derin bir yalnızlık. Ya da yıldızlı bir gece değil, ölümüne bir korku. Ayçiçeklerinde, aranan bir sevgi. Ve her portresinde kendini arayan bir adam var. Vincent Van Gogh; kendine has bir çizgisi olan ve eserlerine kendi sözlerinde olduğu gibi, tüm kalbini ve ruhunu koyan bir sanatçı bence. Ne yazık ki, bir çok başarılı sanatçı gibi, o da kendi döneminde anlaşılamamış. Ve içine düştüğü yalnızlık, onu kendi hayatına son vermek isteyecek bir noktaya getirmiş. Ve belki de ustalığını zirvesinde aramızdan ayrılmış. Kısa ömrü içerisinde 2000'in üzerinde eser tamamlamış. Bunların çok büyük bir kısmı son 10 yılda yapılmış eserleridir.

Great things are done by a series of small things brought together.

Büyük şeyler bir dizi küçük şeylerin bir araya gelmesi ile oluşur.

(Vincent Van Gogh)

Vincent Van Gogh

Immersive & Sanal Gerçeklik

Immersive gösteri salonu öncesinde 2 seçeneğiniz daha var. Birincisi sanal gerçeklik gözlükleri ile Van Gogh evrenine dalabilir ve resimlerin yapıldığı dönemin içinde gezebilirsiniz. Eğer VIP biletiniz varsa bu deneyim ücretsiz. Normal bir biletle girdiyseniz ilave kişi başı 5 sterline bunu da yapabilirsiniz. İkinci seçenek daha çok cocuklar için. Sınıf şeklinde bir odada masalar ve masalarda da Van Gogh eserlerinin boyama sayfaları mevcut. Aynı zamanda masalarda pastel boyalar da var. Eserleri gönlünüzün istediği gibi boyayabilir ve yanınıza alabilirsiniz. Aynı zamanda bir tarayıcı sayesinde dev ekran eserinizi bir çerçeve içinde de görebilirsiniz. Bu salon tamamen ücretsiz ve çocuklar için inanılmaz keyifli. (İtiraf ediyorum, en son ne zaman çizgileri taşırmamaya gayret göstermeden keyifle boyama yaptığımı hatırlamıyorum. Bu sebeple ben boyama yaparken çok eğlendim. Yani sadece çocuklar değil, siz de burada çok eğlenebilirsiniz.)

Immersive kelimesinin Türkçe karşılığı sürükleyici demek sanırım. Tüm duvarların ve zeminin Van Gogh'un sanat eserlerini hareketlendirerek yapılmış gösterisiye verdikleri isim bu. Gerçekten etkleyiciydi. Tam sunum sanırım yarım saati geçiyor. En az bu süreyi buraya ayırmakta fayda var. Gösteriden tam anlamıyla keyif alabilmeniz için şezlong benzeri koltuklar var. Ayrıca zemine oturan da bir çok insan var. Uzanırken çevrenizde hareket eden eserler, sizi o dönemi ve Van Gogh'u daha iyi anlamaya yardımcı oluyor. Bir anlamda huzurlu bir dinlence durağı. Arka planda çalan müzikler de oldukça kaliteli ve sizi o duygunun içine alıp götürüyor. Bu arada ufak bir uyarı! Bazı müziklerin giriş ve çıkışları küçük çocukları korkutabilir. İçeride çok uslu duran çocuklar da, hafif ağlayan çocuklar da denk geldi. 20 dakikalık bir kısmını Instagram hesabımdan video olarak paylaştım. Onu da izleyebilirsiniz.

I dream my painting and I paint my dream.

Resmimi hayal ediyorum, ve sonra hayalimi boyuyorum.

(Vincent Van Gogh)

Kardeşi Theo

Van Gogh, kardeşine özel bir sevgi beslemiş. Tüm ömrü boyunca yazdığı 844 mektubun, 652 tanesi kardeşi Theodor'a göndermiş. Sanat simsarlığı ile uğraşan Theo sayesinde, Van Gogh kendini resme adayabilmiş. Van Gogh'un kardeşi Theo'ya olan sevgisi karşılıksız değilmiş. Van Goh'un ölümünün ardından, aşırı üzülen  Theo, 25 Ocak 1891'de üzüntüye bağlı bir çok hastalıktan hayata veda etmiş.

Sanatın hayatınızda ne kadar yeri var? Bilmiyorum. Ancak genel kültürüne sahip olmak her zaman size fayda sağlayacaktır. Van Gogh'un hayatını, kişiliğini anlamak faydalı gözükmeyebilir. Ancak mottomdaki dengeyi bulmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. O zaman, her zaman olduğu gibi; “Farkına var, dengeyi bul ve değer üret.

Kaynaklar:

Vikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Vincent_van_Gogh

Resmi Sergi Sitesi:https://vangoghexpo.com/london

Fever: https://feverup.com/london